Çocuklarınızın Duygularına Cevap Vermenin 3 Yolu
- Can YILDIZ
- 17 May 2022
- 2 dakikada okunur
Yetişkinler çocukların anlaşıldıklarını hissetmelerine yardımcı olduğunda, çocuğun ve diğer aile bireylerinin daha huzurlu ve mutlu hissetmesine yardımcı olur.
Ebeveynler olarak en büyük isteklerimizden biri, çocuklarımızı acıdan, özünde olumsuz duygulardan korumaktır.
Bununla birlikte, tüm çabalarımıza rağmen, çocuklarımız hayal kırıklığına uğrayacak, korku ve acı hissedecek, büyük kayıp ve keder yaşayacaktır, fakat bu kötü bir şey değildir.
Duyguları deneyimlemek, hayatta olmanın ne anlama geldiğinin başında yer alır ve duygular bize kendimiz ve çevremiz hakkında bilgi sağlar.
Çocuklarımızın olumsuz duygu deneyimlerinin potansiyel olarak yararlı olma derecesi, kendi kendini düzenleme yeteneklerine bağlıdır.
Küçük çocuklarda, anne ve babalar bu denklemde hayati bir rol oynar. Çocukların prefrontal korteksi, duyguları kontrol eden ve CEO gibi işlev gören beyin bölgesi olgunlaşmamıştır.
Bir çocuk büyük bir şirketin CEO'su olsaydı ne olacağını hayal edin
(Trendyol ve Getir gibi düşünün).
Felaket! Ebeveyn olarak, çocuğunuz sorumluluğu üstlenmeye hazır olana kadar bu CEO olma ayrıcalığına sahipsiniz (zaman içinde kademeli olarak gerçekleşir, geçiş genellikle geç ergenliğe veya erken yetişkinliğe kadar tamamlanmaz).
Ebeveynlerin düzenlemeye yardımcı olma rolüne adım attıkları bu fenomene koregülasyon adı verilir.
Anne ve baba olarak, bizim kurallarımızdan farklı kurallara uyduğunda, çocukların isteklerine nasıl cevap vereceğiz?
Bizim de yönetmemiz gereken kendi duygularımız varken, çocuklara duygularını düzenlemeleri için nasıl yön verici rolde olacağız?
İşte çocukların anlaşıldıklarını hissetmelerine yardımcı olacak bazı basit ipuçları, bu aynı zamanda sıkıntılarınızı gidermeye yardımcı olacaktır.
1-Çocukların duygularını kabul edin ve onaylayın.
Her yaştan çocuğa karşı yapılacak ilk şey, tam olarak ne hissettiklerinin farkında olmasalar bile onun duygularını kabul etmektir.
Bir duygu yaşadıklarını kabul ederek başlayın.
“Bunun seni üzdüğünü görebiliyorum” veya “bir şey için endişeleniyormuşsun gibi görünüyor” demek kadar zahmetsiz olabilen bu basit onaylama eylemi uzun bir yol kat edebilir.
Çocuğunuzun gerçekte ne hissettiğini bilmiyorsanız, ancak bir tür olumsuz duygu hissettiğini söyleyebilirseniz, ona “Bir şey için endişeleniyor musunuz?” Diye sorabilirsiniz. veya “Üzgün mü hissediyorsun?”
Bu hareket tek başına olumsuz duyguyu azaltabilir.
Ardından, neden böyle hissettiklerini doğrulayın. Çocukların duygularını onayladığınızda, onlardan açıklamalarını istemiyorsunuz, bunun yerine ihtiyaçlarını onaylıyor ve yanıtlıyorsunuz (örneğin, “Bunu size söylediği için üzgün hissetmeniz çok mantıklı”).
Anne ve babalar, çocuğa deneyimlerini haklı göstermek yerine, çocukların deneyimlerine duyarlı olmalıdır.
2-Empati kurun.
Empati, çocuklarımızın sıkıntılarına duyarlı bir şekilde yanıt verebilmek için hayati önem taşır.
Özetle, empati çocuğunuza şu duyguyu iletebilmektir:
“Duygularını anlıyorum ve canın yandığı için üzgünüm.”Ebeveynler bazen, çocukların öfkeli olduklarında saldırgan davranmaları gibi, çocuğun duygularını ifade etme şeklinden hoşlanmadıklarında empati kurmakta zorlanırlar.
Bu durumlarda, çocuğunuzun duygularını ona davranışından ayırmak yardımcı olabilir.
Bu durumla başa çıkmak için bir strateji olarak, duygunun kendisi için empati ifade etmek ve ardından çocuğunuzun duyguya tepkisini ayrı ayrı konuşmak faydalı olacaktır.
Örneğin, “Korktuğunu görüyorum; Çok üzgünüm.
Korktuğunda, bu konuda bir şeyler yapmak istemek, ama bir dahaki sefere, okuldan kaçmak yerine, öğretmene nasıl olduğunu anlatmanı istiyorum. [ farklı bir eylem önererek ]’’
3-Kişisel algılamayın
Çocukların duygularını kişisel algılamak çok kolaydır. Çocukluk dönemi, çoğunlukla nasıl davrandığınızla ilgisi olmayan, yüksek düzeyde yüklü duyguların dağınık bir karışımıdır. Dahası, her çocuk farklıdır ve her zaman doğru olanı yapmayı imkansız hale getirir. Mükemmel bir yaklaşım söz konusu değildir.
Ebeveynlerin, ebeveynliğin suçluluk-endişe döngüsüne kapılması kolaydır. Ancak bu sorumluluk düzeyi doğru değildir.
Çocuklarımızın duygularını kabul ederek, onları kendilerinin farkında olmaya teşvik ederek ve bu duyguları anlama, ifade etme ve düzenleme sürecinde onlara yol gösterici olarak, onların daha zengin, daha anlamlı hayatlar yaşamaları için bir fırsat yaratabiliriz.
Kaynak: JESSİCA L. BORELLİ , STACEY N. DOAN
greatergood.berkeley.edu




Yorumlar